DAHA NİCE YILLARA 68
Bugün dolu dolu bir gündü ... kapıdan dışarı adımı attığımda yüzüme vuran güneşle vücudumdaki serotonin seviyesi artmaya başladı , çikolata ve muzunda arttırdığı söylenir
"Serotonin, monoamin bir nörotransmitterdir. Triptofan aminoasitinden sentezlenir. Beyinde serotonin kimyasalı salındığında kan damarları kasılarak daralır; serotonin düzeyi düştükçe genişler" Depresyon anksiyete tedavisinde geri alım inhibitörü içeren ilaçlar verilir.Yapay mutluluklar... Kısaca mutluluk hormonu ama benimki tamamen doğaldı...
Sonra gazetemi aldım dopdoluydu.Birden hangisini okuyacağımı şaşırdım.Mayıs 68...
Evet en sevdiğim ay Mayıs ,keşke o yıllarda yaşasaydım dediğim 1968...Fransız İhtilali döneminin anlatan ve en sevdiğim Japon animesi Lady Oscar idolumdür ama bunun biraz masalsı olduğunu düşünerek Tülay Geman ın 68 Fransa'sında yaşadığı anılarıyla bir an ben de Sorbonne Üniversitesinin anfisinde " Sosyalizm ve özgürlük birbirinden ayrılmaz " diyen Jean-Paul Satre ı dinledim." Otoriter topluma hayır !" , "Yasaklamak yasaktır.", "Büyük okullar (paralı) kapitalist sisteme elit yetiştiren fabrikalardır ..." sloganlarını atan topluluğun için de idim.
Bugün katıldığım bir sempozyumda , özel bir üniversitede ders veren Yusuf Eradam ın tek telefonla sınıf geçildiğini ve ön sıralarda taşınabilir bilgisayarıyla derse gelen ve internete bağlanarak müdahele eden bir kız öğrencinin Deniz Gezmiş ten söz edildikten sonra " o kim "
diye sormuş olduğunu öğrenmem içimi acıtmadı değil ...çok acıttı ...daldan dala atlıyorum ama içimden geldiği gibi yazacağımı belirtmiştim.Sonra yine gazetede okuduğum şiirin bir kaç mısrasını hatırladım .
Jacques Prevert ;
"umuda kilit vurulmuş/Fikirler hapsedilmiş/Gençlik susturulmuş/Dayanamayıp da ağzını açtığında..."
Sonra tekstil işçisi Esra nın , alınterinin serüveni için en güzel giysilerini giyip, bir bayram havasında katıldığı 1 Mayıs ta dayak yerken ki görüntüleri, ve ertesi gün bu görüntülerden ötürü
işini kaybetmiş olması ...İnsanın bazen boğazına doğru bir çığlık yükselir ...O an hızla geçen bir trenin yanında olmanızı tavsiye ederim .Avazınız çıktığı kadar bağırabilirsiniz ,iki istasyon arası yaklaşık 3 -5 dakikadır ve inanın içnizdeki acı birazcık hafifler.Yazının başındaki serotononinde eser kalmadı...kalmasın..çünkü ,MUTLULUK BİREYSEL DEĞİLDİR
Uyumalıyım yarın yorucu bir gün olacak...
Eğer çok yorulmazsam, bir an olsun o fotoğraf karelerinde yer almak istediğim bir fotoğraf sergisine gitmek istiyorumiçin .Bruno Barbey in " Mayıs 68 " sergisi Fotoğraf Evi'nde...
D'm bugün için teşekkürler,neyse ki varsın...
Bugün dolu dolu bir gündü ... kapıdan dışarı adımı attığımda yüzüme vuran güneşle vücudumdaki serotonin seviyesi artmaya başladı , çikolata ve muzunda arttırdığı söylenir
"Serotonin, monoamin bir nörotransmitterdir. Triptofan aminoasitinden sentezlenir. Beyinde serotonin kimyasalı salındığında kan damarları kasılarak daralır; serotonin düzeyi düştükçe genişler" Depresyon anksiyete tedavisinde geri alım inhibitörü içeren ilaçlar verilir.Yapay mutluluklar... Kısaca mutluluk hormonu ama benimki tamamen doğaldı...
Sonra gazetemi aldım dopdoluydu.Birden hangisini okuyacağımı şaşırdım.Mayıs 68...
Evet en sevdiğim ay Mayıs ,keşke o yıllarda yaşasaydım dediğim 1968...Fransız İhtilali döneminin anlatan ve en sevdiğim Japon animesi Lady Oscar idolumdür ama bunun biraz masalsı olduğunu düşünerek Tülay Geman ın 68 Fransa'sında yaşadığı anılarıyla bir an ben de Sorbonne Üniversitesinin anfisinde " Sosyalizm ve özgürlük birbirinden ayrılmaz " diyen Jean-Paul Satre ı dinledim." Otoriter topluma hayır !" , "Yasaklamak yasaktır.", "Büyük okullar (paralı) kapitalist sisteme elit yetiştiren fabrikalardır ..." sloganlarını atan topluluğun için de idim.
Bugün katıldığım bir sempozyumda , özel bir üniversitede ders veren Yusuf Eradam ın tek telefonla sınıf geçildiğini ve ön sıralarda taşınabilir bilgisayarıyla derse gelen ve internete bağlanarak müdahele eden bir kız öğrencinin Deniz Gezmiş ten söz edildikten sonra " o kim "
diye sormuş olduğunu öğrenmem içimi acıtmadı değil ...çok acıttı ...daldan dala atlıyorum ama içimden geldiği gibi yazacağımı belirtmiştim.Sonra yine gazetede okuduğum şiirin bir kaç mısrasını hatırladım .
Jacques Prevert ;
"umuda kilit vurulmuş/Fikirler hapsedilmiş/Gençlik susturulmuş/Dayanamayıp da ağzını açtığında..."
Sonra tekstil işçisi Esra nın , alınterinin serüveni için en güzel giysilerini giyip, bir bayram havasında katıldığı 1 Mayıs ta dayak yerken ki görüntüleri, ve ertesi gün bu görüntülerden ötürü
işini kaybetmiş olması ...İnsanın bazen boğazına doğru bir çığlık yükselir ...O an hızla geçen bir trenin yanında olmanızı tavsiye ederim .Avazınız çıktığı kadar bağırabilirsiniz ,iki istasyon arası yaklaşık 3 -5 dakikadır ve inanın içnizdeki acı birazcık hafifler.Yazının başındaki serotononinde eser kalmadı...kalmasın..çünkü ,MUTLULUK BİREYSEL DEĞİLDİR
Uyumalıyım yarın yorucu bir gün olacak...
Eğer çok yorulmazsam, bir an olsun o fotoğraf karelerinde yer almak istediğim bir fotoğraf sergisine gitmek istiyorumiçin .Bruno Barbey in " Mayıs 68 " sergisi Fotoğraf Evi'nde...
D'm bugün için teşekkürler,neyse ki varsın...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder